muratkanlioz

Spastik kolit nedir ?

Spastik Kolit, bir diğer adıyla İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS) veya Huzursuz Bağırsak Hastalığı, herhangi organik neden tespit edilemeyen fonksiyonel bir hastalık olarak tanımlanır. Hastalarda özellikle yemeklerden sonra olmakla birlikte günün büyük çoğunluğunda karın ağrısı, bağırsaklarda huzursuzluk, aşırı şişkinlik, aşırı bağırsak gazı, dışkılamada bozukluklar (ishal, kabızlık, keçi pisliği gibi dışkılama, zaman zaman normal dışkılama), hazımsızlık en önemli semptomlardır.

Spastik Kolit toplumun yaklaşık %15-20’sinde görülür. Bu hastalığa kadınlarda erkeklerden daha fazla rastlanır. Tüm Dünya genelinde Spastik Kolit hastalığına her geçen yıl daha fazla rastlanmaktadır. Stres, Spastik Kolit olgularında en önemli tetikleyici faktör olarak gösterilmektedir. Aynı zamanda hastalığın kendisi de ciddi stres ürettiği için, hastalığın mı stresten kaynaklandığı yoksa stresin mi  hastalığın kaynağı olduğu tartışmalıdır. Hassas kişilerde daha sık gözlenmektedir. Önemli bir iş gücü kaybına sebep olmakta ve sosyal yaşamı da bozmaktadır.

Sindirim sistemimiz ve özellikle bağırsaklarımız çok ciddi sinir ağına sahiptir. Yaşadığımız herhangi fiziksel, psikolojik veya sosyal streste ilk etkilenen organımız bağırsaklarımızdır. Hepimiz şunu çok iyi biliriz ki; Biraz moralimiz bozulsa ilk olarak iştahımız kesilir, bazen bulantı ve karın ağrısı da buna eklenir. Basit gribal bir enfeksiyonda bile yine ilk olarak iştahımız kesilir ve bağırsak huzursuzluğu yaşarız. Bağırsaklarımız kendimizi mutlu hissetmemizi sağlayan hormonlar olan endorfinlerin (mutluluk hormonu) en önemli yapım yeridir. Bundan dolayı bağırsaklarda oluşan herhangi olumsuzluk endorfin üretimini etkileyeceği için huzursuzluk, mutsuzluk ve depresyon tetiklenir.

Spastik kolit nedeniyle yaşanılan semptomlar iş ve okul başarısını düşürmekle kalmaz, kaliteli uyku süresini de azaltacağı için kronik yorgunluğa çok sık rastlanır. Spastik kolite bağlı yaşanan stres artışına bağlı olarak mide ülseri, reflü özefajit, dispepsi, baş ağrısı, fibromyalji, kronik baş ağrısı, migren, dikkat bozukluğu, öğrenme güçlüğü, diabet, cinsel fonksiyon bozuklukları, inflamasyona yatkınlık, hemoroid, anal fissür, tinnitus, malignite ve daha birçok hastalık spastik kolitlilerde daha fazla gözlenir.

Yaptığımız klinik araştırmalarda spastik kolit hastalarında tespit edilen en önemli bulgu sindirim sistemi florasının biyoçeşitliliğinde oluşan azalmadır. Biyoçeşitliliğin azalması ile spastik kolit artışı arasında anlamlı bir ilişki vardır. Biyoçeşitliliği artırmaya yönelik tedaviler ile spastik kolit olgularında ciddi gerilemeler sağlanmaktadır.

Endüstriyel gelişim ile birlikte hastalık çığ gibi artmıştır ve halen artmaya devam etmektedir. Yirminci yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren tüm Dünyada nüfusun büyük çoğunluğunun şehirlerde ve metroplerde yaşamaya başlaması ile birlikte çevresel kirleticilere maruziyet (hava, besin ve su kirliliği), genetiği değiştirilmiş gıda tüketimi, tarım kimyasalları, hazır gıda tüketimindeki artış öncelikle sindirim sistemi floramızda hasar oluşturmaktadır. Yapılan tüm çalışmalar göstermektedir ki sindirim sistemi floramızın biyoçeşitliliği ne kadar fazla ise o ölçüde sindirim sistemi rahatsızlıklarına karşı dirençli olmaktayız. Flora biyoçeşitliliği yüksek olan kişilerde Spastik Kolit çok daha az görülmektedir.

İnsan sindirim sisteminde bu güne kadar tanımlanmış binden fazla flora bakterisi vardır. Kırsal ve endüstriyel üretimden uzak bölgelere gittikçe sindirim sistemi flora çeşitliliğinin arttığını, sanayi bölgeleri ve metropellere geldikçe de flora biyoçeşitliliğin azaldığını gözlemlemekteyiz.

Sindirim sisteminde ağızdan anüse kadar her bölgede farklı flora elemanları bulunur. Bunlar bulunduğu bölgede patojen mikroplarla mücadele, bölgenin aisd-baz dengesi, nemlilik, biyosentez, detoksifikasyon, sindirim vs birçok fonksiyona sahiptir. Tüm sindirim sistemi boyunca onlarca hatta yüzlerce çeşit flora bakterisi barındırmaktayız. Her bir flora elemanı kendi bölgesine spesifik olup başka bölgede tutunmaz ve yaşamaz. Çok kompleks bir fabrikanın yüzlerce departmanı gibi sindirim sistemi boyunca da yüzlerce farklı fonksiyon gerçekleşen bölge vardır. Her bir flora çeşidi yaşadığı bölgede milyonlarca üyeden oluşan kolonizasyonlardır. FLORA, gün içiresinde defalarca kendisini yeniler ve zamanını dolduran flora üyeleri doğal yolla ilerleyerek dışkı (gaita) olarak atılır. Dışkı hacminin %60-70’i ölü ve canlı flora atıklarından oluşur.

Spastik kolit, İBS veya huzursuz bağırsak sendromu olarak adlandırılan hastalıkta çoğunlukla flora biyoçeşitliliğinde ciddi azalma gözlendiğinden tedavide en kalıcı etkili çözüm FLORA NAKLİDİR..

Sağlıklı ve biyoçeşitliliği yüksek donörden yapılan total gastrointestinal flora nakli SPASTİK KOLİT olgularında ciddi gerilemeler sağlamaktadır.

Bize Yazın

WhatsApp

Hemen Ara